İçerik Pazarlama’da Yapılmaması Gereken 7 Hata

İçerik pazarlama şüphesiz ki çok revaçta olan bir dijital pazarlama tekniğidir. İçerik pazarlama ile ilgili yeni araştırmalara başlamış girişimcilerin ilk edindikleri izlenim bunun çokta zor olmayan bir dijital pazarlama tekniği olduğu yönündedir. Sonuçta sadece yazıyorsunuz! İşin iç yüzünün bu kadar kolay olmadığı ve olmayacağı kesindir. 90’lı yılların sonlarında değil 2010’lu yıllardayız ve internet mecrası eskisi gibi her lokmayı yutturabileceğiniz ıssız bir ortam değil.

İçerik pazarlamada yapılmaması gereken 7 hata

Bu yazıda içerik pazarlaması yaparak bundan gelir elde etmeyi planlayan blog yazarları ve dijital pazarlamacıların yapmaktan kaçınmaları gereken 7 önemli hata üzerinde durmak istiyorum. İçerik pazarlama’da yapılmaması gereken 7 hata üzerinde durarak ve bu hatalardan kaçınarak içeriklerinizi, yazılarınızı mükemmeleştirebilir ve içerik pazarlaması sektörüne doğru bir adım ile iyi bir başlangıç yapabilirisiniz. İşte içerik pazarlama’da yapılmaması gereken 7 hata;

1- Kötü Türkçe ve İmla Hataları

İçerik pazarlama’da size baştan kaybettirecek olan 1 numaralı hatadır. Kendi dilimizde dahi yazı yazma ve imla kurallarına riayet etme konusunda ciddi eksiklikleri olan bir toplumuz. Eğer ki içerik yazarak bundan gelir elde etmek gibi bir hedefiniz varsa, ilk dikkat etmeniz gereken husus düzgün Türkçe kullanımı ve imla hatalarından kaçınmaktır. Bunu sağlayabilmek için bolca okumanızı ve yazılarınızı yayınlamadan önce mutlaka dikkatlice okuyup imla hatalarını düzeltmenizi öneririm.

2- Doğru Vurgulama ve İçerik Düzenlemeyi İhmal Etmek

Yazınızı yazdınız, imla ve düzgün dil kullanımı konusunda kontrolleride yaptınız ve artık yazınız yayınlanmaya hazır mı sanıyorsunuz? Değil!

Nasıl ki konuşurken veya birilerine birşeyler anlatırken bazı kelimeleri veya cümleleri daha yüksek ve vurgulu ses tonlaması ile söylerseniz, yazınızda da aynı durum geçerli. Her yazının içinde vurgu yapılması gereken yerler vardır. Bu sadece yazınızın hitap ettiği hedef kitleye önemli noktaları vurgulamak veya belirtmek için değildir. Bahsettiğim doğru vurgulama sayesinde Google dostu site yapısına‘da sahip olursunuz. Çünkü Google makalelerde aranan kelime veya kelimelere yönelik yapılan vurgulamaları dikkate alır. Bu yüzden vurgulamak istediğiniz kelime veya cümleleri kalın yazarak veya altını çizerek vurgulayın.

3- Yazı Uzunluğunu Ayarlayamamak

Her yazının, içeriğin sabit bir uzunluğu olamaz elbette. Yazdığınız yazı içeriğine binayen belirli içerik ve kelime zenginliğine kavuşması gerekmektedir. Bir düşünceyi ifade ederken, o düşünceyi bir kaç farklı açıdan farklı kelimeler kullanarak anlaşılırlığına büyük katkı sağlarsınız. Genellikle içerik pazarlamada ideal olarak kabul edilen makale uzunluğu 500-600 kelime civarındadır. Bu uzunluğu her konuda ki içerikleriniz de kesin olarak doğru uzunluk olarak kabul edemeyiz ama bize fikir verir. Şöyle bir düşünecek olursak genellikle uzun yazıların sıkıcı olduğunu düşünebiliriz. Mamafih yana yakıla bolca bilgi aradığımız araştırma yaptığımız bir konuda nokta atışı güzel ve çok uzun bir makaleye rastladığımız zamanda 2000 kelimede olsa bir solukta okuruz. Tam tersi bir durumu ele alalım; acil olarak aradığımız bir teknik bilgiye ulaştığımız zaman ise laf kalabalığından nefret eder ve hemen yazının içinde aradığımız soruya cevap olacak sonucu ararız. Yazının yazarı laf kalabalığı yapıp bir türlü konuya gelmezse, çoğu zaman sinirlenip o yazıyı terk ederiz. Örneğin “Photoshop’ta 1 layer nasıl transparan yapılır” diye bir arama yapmışsak, önümüze çıkan yazıda derhal photoshop’un hangi menüsündeki hangi özellik bu işlemi gerçekleştiriyor öğrenmek isteriz. Buradan çıkaracağımız sonuç şudur ki; eğer bir inceleme yazısı veya rehber formatında yazı yazıyorsanız, yazınızı hem kelime hemde anlam bakımından uzun tutmak ve doyurucu bilgi vermek faydalıdır. Eğer yazımız teknik bir bilgi veya bir sorunun çözümü formatında bir yazı ise, o zaman yazıyı oldukça kısa tutup doğrudan çözümü sunmak faydalı olacaktır.

4- Boş İçerikli, Laf Kalabalığı İçeren Yazılar Yazmak

Şöyle bir inanış vardır; ne kadar çok içerik eşittir o kadar çok trafik. Bu inanışın külliyen yalan olduğunu iddia edebilmem mümkün değil. Fazla ve sürekli içerik, trafik çekecektir evet, lakin yazdığınız yazılar laf kalabalığından oluşuyor ve o yazıyı okumaya gelen kişiye beklediği doyurucu bilgiyi sunmuyorsa, bu trafik dönüşü olmayan bir trafik olacaktır. Yazılarınızın içinin boş olduğunu gören hiçbir ziyaretçi tekrar sizin yazılarınızı okumaya tenezzül etmeyecektir. Dolayısı ile bol ve sürekli yazı yazmak iyidir fakat bunu içerik olarak dolu ve kaliteli yaptığınız takdirde meyvesini yersiniz, ziyaretçilerinizi blogunuza bağlarsınız.

5- Doğrudan Satışa Yönlendiren Yazılar Yazmak

İşte bu çok uzun ve derin bir konu. Bu konuya ithafen yazılmış olan “Ne pazarladığınız kimin umrunda?” başlıklı yazımıza göz atmanızı öneririm.

Duygusuz bir şekilde, bilgi ve bilinçlendirmeden, eğitmeden, öğretmeden ve dahi eğlendirmeden yazılmış olan salt tanıtım yazıları amacına hizmet etmeyecektir. Kaliteli ve içi dolu içerik ile ziyaretçilerinizi bilgilendirin, eğitin, öğretin, eğlendirin ve bunu yaparken sorunlarına çözüm olacağına inandığınız ürün veya hizmeti sunun.

6- İçeriğe İşaret Etmeyen, Alakasız Başlık Kullanmak

Yazınızın kaliteli, düzgün ve dolu olması iyidir fakat bu kaliteli yazınız için doğru başlığı seçemezseniz, yazınızın akıbeti hüsran olacaktır. Vurgulu veya ilgi çekici başlıktan söz etmiyorum bile. Elbette başlıklarınızın etkili ve vurucu olması anlık tıklanma, sosyal medyada’ki popülaritesi vb gibi konularda önemlidir. İlgi çekici başlık girmek kadar, doğru başlık girmek çok önemlidir. Neticede ziyaretçileriniz öncelikle yazınızın başlığını okurlar ve bu okudukları başlığa ilgi duydukları taktirde yazınıza tıklayıp okurlar. Okumaya başladıkları yazı, onları yönlendiren başlık ile alakasız bir yazı ise, yazının sonuna kadar okumadan çıkmaları muhtemeldir. Blog başlıkları nasıl olmalı? başlıklı yazımıza göz atmanızı öneririm.

7- Yanlış Anahtar Kelime Çalışması

Anahtar kelimeler emeklerinizin karşılığını alabilmeniz için kilit araçlardır. Google’ın ise amacı yapılan aramalarda yazılan anahtar kelime yani ( aramalara ) doğru sonuçları getirmektir. Yazdığınız yazı ne tür arama terimleri ile örtüşüyor buna iyi karar vermeniz gerekmektedir. Sırf daha çok trafik çekmek için yazınız ile alakasız olan anahtar kelimeleri kullanırsanız, Google bunu affetmeyecektir. İlk başta kârlı çıktığınızı düşünebilirsiniz fakat uzun vadede Google başta olmak üzere arama motorları tarafından cezalandırılacak, emekleriniz boşa gidecektir. Etik olarakta düşünüp kendinizi ziyaretçilerin yerine koyun. Bir arama terimi kullanarak çıkan sonuçlara istinaden bir linke tıklıyorsunuz fakat açılan blogda veya yazıda sizin yaptığınız arama ile alakasız bir içerik ile karşılaşıyorsunuz, tepkiniz ne olurdu? bir kez daha o site veya bloga itimat edermiydiniz?

 

Önceki Bloglama’ya Giriş Rehberi 2
Sonraki Clickbank Ürünleri İçin Adwords Kullanılabilir mi?

Yazar

Tufan Kürşat
Tufan Kürşat 83 Gönderi

Yazar Tufan Kürşat 1978 Lefkoşa doğumlu, 1997 yılından beridir web çalışmaları yapıyor ve sayısız projenin içinde yer aldı. Şu an ise web executive rolünde çalışmalarına devam etmektedir.

Beğenebileceğiniz diğer gönderiler

Dijital Pazarlama 0 Yorum

Google Adsense Nedir?

Google Adsense’i eminim ki bir çok kez duymuşsunuzdur. Aslında Google Adsense’i Google Adwords ile birlikte kıyaslayarak anlatmak daha kolaydır. Google Adsense; çeşitli Google reklamlarının web sitelerinde yayınlanmasını sağlayan akıllı bir yayıncılık modelidir.

Dijital Pazarlama 2 Yorum

Blogunuz İçin İdeal Ürün Tanıtım Sayfası Hazırlama

Bir blog sayfanız varsa ve bu sayfa üzerinden ürün tanıtımı yapacaksanız ideal ürün tanıtım sayfası hazırlama konusunda bilgi sahibi olmanız gerekir. Kaliteli bir sayfa, sayfanızın ziyaretçi sayısını çoğaltacak ve ürünün

Dijital Pazarlama 6 Yorum

Adsense’den En Çok Kazandıran Siteler Nelerdir?

Adsense’den en fazla kazandıran siteler nelerdir? sorusuna cevap vermeden önce, yazımızı Adsense’nin tam olarak ne olduğunu bilmeyen arkadaşlar içinde, anlaşılır ve kısa bir dille anlatmakta yarar var. Adsense, Google servislerinden

3 Yorum

  1. Sibel
    Ocak 30, 12:55 Yanıtla
    Boş içerik sunanlardan, oyalama taktiği ile vakit çalanlardan tiksinmeye başladım. İçerik pazarlama piyasası bu tarz adamların eline geçmiş durumda, neredeyse basit bir dil kullanıp olduğu gibi anlatan kimse kalmadı.
  2. Serkan
    Ocak 31, 09:03 Yanıtla
    İçerik Pazarlama her alanda çok önemli bir konu, bu alanda yapılan köklü yanlışlara ve çözümlerine değinmişsiniz. Çok doğru ve yararlı bir makale olmuş, teşekkürler.
  3. Serkan
    Ocak 31, 22:32 Yanıtla
    Çok önemli noktalara temas etmişsiniz. Kullanıcılara boş içerik sunmak kullanıcının canını sıkmaya basladıgında sizin de canınız sıkılacaktır bir şekilde geri dönüşlerle. Özellikle dil konusu çok önemli .

Yanıtla!